www.gazeteuyan.com

YOBAZIN BİRİ DESE TUVALETE GİTMEK GÜNAHTIR, ALTINA SIÇACAK O KADAR
ÇOK İNSAN VAR Kİ !

AZİZ NESİN

www.uyan.net www.uyan.de

Irkçılık veya milliyetçilik adını ulusalcılık diye yumuşatsanız da sonuçta bir şey değişmez. En son ulaşacağı yer faşizmdir ve demokrasi, insan hak
ve özgürlükleri düşmanlığıdır.

>

ANASAYFA

POLİTİKA

MAGAZİN

KÜLTÜR-SANAT

BİLDİRİLER

BİLGİ HAZİNESİ

TANITIM

YAZARLAR 


TURAN DURSUN
DİN ÜZERİNE TARAFSIZ VE ÖZGÜR DÜŞÜNCESİYLE KİTAPLAR YAZDIĞI İÇİN 17 YIL ÖNCE DİN MASKELİ CELLATLARCA KATLEDİLDİ


GÖRÜNEN KÖY

CUMALİ UYAN



Avrupa Bakanı'nın falsolu fasılları ve fasafiso

 

Almanya haftalık ekonomi gazetesi Wirtschaft Woche: Erdoğan'ın gülünç ekonomi düşüncesi

Almanya Ekonomi Gazetesi Wirtschaft Woche Türkiye'nin iflasa giden ekonomisini mercek altına aldı ve buna rağmen Erdoğan'ın böbürlenmesini dalga geçerek dile getirdi. Yıl enflasyon ortalaması yüzde 18 iken Aralık ayında yüzde 25 diye yazılan yorumda ülke geleceğinin felakete doğru gitmekte olduğuna işaret ediliyor.

Almanya'nın Sesi'nden: Erdoğan'ın yeni gündemi ünlüler

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Müjdat Gezen ve Metin Akpınar ile başlayan sanatçılara yönelik açıklamaları bu hafta Rutkay Aziz ve Deniz Çakır ile devam etti. Erdoğan’ın sert çıktığı isimler soruşturmalar ile karşı karşıya.

Yine de her ülke bu türk ajansların kendi ülkelerine yerleştirilmesi derdinde. Üstelik sadece bununla da iş bitmiyor. Üç milyon kadar Avrupa Birliği ülkelerinden insan kurdukları işler veya çalışmaları dolayısıyla İngiltere'de yaşıyor. Bunların bir milyona yakını Polonya'dan. Bir milyon kadar İngiliz de AB ülkelerinde yaşıyor. Bunların da geri gitmeleri söz konusu.

Türkiye toplumu, henüz ilk günlerini yaşadığımız 2019 yılına ekonomik kriz endişesi ve Suriye’ye askeri operasyon gündemi ile girdi. Ancak bugünlerde Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın gündeminde ise çok farklı bir konu var. Erdoğan, son günlerde hükümet politikalarını eleştiren ünlü sanatçılara verdiği sert yanıtlarla kendisinden söz ettiriyor. Erdoğan’ın "faşist" olmakla suçladığı ve hakaretler yağdırdığı sanatçılar ise kısa süre içinde haklarında açılan adli soruşturmalarla karşı karşıya kalıyor. 

Geçen haftalarda, ülkenin iki büyük tiyatro oyuncusu Müjdat Gezen ve Metin Akpınar'ın Halk TV’de kendisine yönelik yaptığı eleştirilere, "Sanatçı müsveddeleri" yanıtı ile karşılık veren Erdoğan, bu hafta da kendisine Mozart dinlemesini öneren ünlü tiyatro ve sinema sanatçısı Rutkay Aziz ile bir grup başörtülü kadınla tartışma yaşayan ünlü dizi oyuncusu Deniz Çakır’ı "faşist" olmakla suçladı ve bu sanatçılara yönelik sert açıklamalar yaptı.

  

Peki Erdoğan, neden ülkenin içinden geçtiği bu kadar ağır bir siyasi ve ekonomik gündem içinde halkın yakından takip ettiği ünlüleri hedef alan açıklamalar yapıyor?

Amerikan Siyasi Danışmanları Derneği tarafından verilen Pollie Ödülü'ne layık görülen siyasal iletişim uzmanı Dr. Gülfem Saydan Sanver’e göre, bu sorunun yanıtı yaklaşan yerel seçimlerde gizli.

Psikiyatrist Dr. Mustafa Altıoklar'dan Erdoğan hakkında davranış bozukluğu üzerine manifesto gibi savunma

Dr. Mustafa Altıoklar'ın, Tayyip Erdoğan için "Kişilik bozukluğu var, 46 raporu vermek lazım" sözleri mahkemeye taşınmıştı. Mustafa Altıoklar'ın davadaki savunması ortaya çıktı.

Ünlü yönetmen Mustafa Altıoklar Cnn Türk Aykırı Sorular programında Başbakan Tayyip Erdoğan için "Narsistik Kişilik Bozukluğu"olduğunu söyleyerek "Kendisine rapor vermek lazım 46 raporu" ifadelerini kullanmıştı.

Başbakan Erdoğan için kullandığı ifadeler için mahkemede savunma yapan Altıoklar'ın Erdoğan için söylediği ifadelereden geri adım atmadı. Altıoklar, hakaret etmediğini bir doktor olarak teşhis koyduğunu söyledi.

ALTIOKLAR'IN SAVUNMASI DEĞİL DR. RAPORlarına ulaşmak için başkalarının zayıf yanlarını kullanır.

7. Empati yapamaz, başkalarının duygularını ve gereksinimlerini tanımaz.

8. Her başarılıyı kıskanır ya da başkalarının kendisini kıskandığına inanır.

9. Küstah, kendini beğenmiş davranış ya da tutumlar sergiler.

Narsisist kişi her yaptığının mükemmel olduğunu düşünür. Eleştiriye duyarlılık ve kırılganlık narsisitik kişilik yapısının en belirgin özelliklerindendir. Narsisistik kişi kendini aşırı değerli hissettiği için eleştirilmeye karşı çok duyarlı ve kırılgandır. Şikayetçi Erdoğan da kırılgandır. Bir doktor teşhisini şikayet ederek dava açtığına göre, belli ki epeyce kırılmıştır. İşte kendisi için de, yakın çevresi için de, ülkemiz için de, içinde yaşadığımız coğrafyamız ve hatta dünya için de endişelerimiz bu noktadan kaynaklanmaktadır. Bu çerçevede şikayetçi Erdoğan’ın bir sonraki celseye teşrif etmesini, sizlerin huzurunda, sizlere ve şikayetçi olduğu bendenizin gözetiminde şikayetinin derinindeki dinamikleri, nereden rencide olduğunu anlatmasını talep ederim. Bununla birlikte şikayetçinin şikayetlerini ve dinamiklerini dinlemek ve bilirkişi heyet raporu vermek üzere, tarafsız bir üst kurum olan Türk Tabipler Birliği’ni temsilen bir psikiatristler heyetinin yüce mahkemenize gelerek gözlem ve inceleme yapmasını talep ederim. Böylelikle şikayetçi için kullandığım “narsisistik kişilik bozukluğu” kavramının bir teşhis mi, yoksa teşbih mi olduğu konusunda yüce mahkemenizin karara varmasının da daha adil olacağını düşünmekte olduğumu bildiririm. Hal böyle olunca özetle şikayetçi Recep Erdoğan’ın bu mahkemeye gelmeyecek olursa, tam teşekküllü bir hastanede söz konusu belirti ve bulgulara sahip olmadığının belgelenmesini, aksi halde hatalı teşhis ve beyanda bulunduğumu kabul edeceğimi açıkça beyan ederim. Kısaca, Recep Erdoğan’ın akıl sağlığı durumunun bilirkişilerce rapor edilmesini talep ederim.

SON SÖZ:

Yüce mahkemenizin, hekim olan şahsımı, bu davayla suçlu bulması halinde tarihe geçeceğini düşünmekteyim. Şöyle ki; “hakaret davası” olarak anılan bu davada, dava konusu olan bir hakaret söz konusu değildir. Çünkü ben bir teşbih yapmadım, teşhis koydum. Teşhis koyan bir hekimi yargılayan bu mahkeme, hakaret davasına baktığı için değil, teşhis koyan tıp bilimini yargıladığı için tarihe geçecektir. Saygılarımla…



Ferda Çetin

MİT Avrupa’da eylem peşinde

 

Necip Hablemitoğlu neden faili meçhule gönderildi?




Döviz 

 

 

 

 


U 4, 11 - D-68161 Mannheim · Tel.  +49  (0) 621-15 12 12  · Fax +49 (0) 621-29 18 50 uyan@uyan.de

Copyright © 2002, Cumali UYAN, Stand: 01. April 2002